Ölümden Sonra

Uncategorized

YAS YERİNE SEVİNÇ | YEŞAYA 61 ve DİRİLİŞ UMUDU

Yas tutarken umut mümkün mü?
Tanrı acının ortasında gerçekten yakın mı? Kaybın ağırlığı altında ezilirken, cevap bulamadığımız sorularla baş başa kalırız. Bu mesajda, Diriliş Günü’nün ışığında, Yeşaya 61:1–3’te verilen vaatleri yeniden hatırlıyoruz: Rab, yas tutanlara teselli vermek, kül yerine çelenk, keder yerine sevinç yağı sunmak ister. Bu sadece eski bir söz değil, bugün kırık yürekler için yaşayan bir davettir.

Bu vaazda Mesih’in kim olduğu ve neden umut kaynağı olduğu üzerine duruyoruz. O, yalnızca acıyı anlayan biri değil; ölümü yenmiş, dirilmiş ve yaşayan Rab’dir. Diriliş Günü bize şunu hatırlatır: ölüm son söz değildir. Küllerle ifade edilen yasın ortasında bile, Tanrı’nın sunduğu yeni bir kimlik, yeni bir umut ve yeniden ayağa kalkma gücü vardır.

Uncategorized

Ölümden sonra başımıza ne gelir? 2. Bölüm

İsa, bedenimizin ve canımızın ölebileceğini söyledi. Adem’e ölümsüz bir can verilmedi, bedenine yaşam soluğu geldiği zaman yaşayan bir varlık oldu. Bu yaşayan varlık, yani nefes, ölebilir mi?

Hezekiel 18:20 Ölecek olan (nefeŝ) günah işleyen kişidir.

Evet, nefeŝ ölebilir. Günahın ücreti ölümdür. Maalesef, Hristiyan dünyası, Tanrı’nın sözünü
çarpıtıp Şeytan’ın yalanını yansıtarak “Hayır, ölmeyeceksiniz, sonsuza dek yaşayacaksınız”
diyor. Bu, Şeytan’ın işine geliyor.

Uncategorized

Ölümden sonra başımıza ne gelir? 3. Bölüm

Vaaz serimizin son iki vaazında, ölülerin bilinçsiz halde kaldığını ve kötülerin sonsuza dek işkence görmeyeceklerini birçok Kutsal Kitap ayetiyle gösterdik. Seçtiğimiz ayetler, net bir şekilde ölülerin durumlarını açıkladılar. Ancak Kutsal Kitap’ta bazı ayetler, sanki bu anlattıklarımızın tam aksini gösteriyormuş gibi görünüyor. Bugün bunların birkaçına bakmak istiyoruz (Luka 16:19-31).

Uncategorized

Ölüler bizimle konuşabilir mi?

Son 4 vaazda ölülerin durumunun ne olduğu konusunda yoğunlaştık. Ölülerin hiçbir şey
bilmediklerini öğrendik. Ölüler, ölüdür, düşünemezler. Bedenleri toprak halindedir. Buna
rağmen rağbet gören fikir, insanların ölümsüz ruhunun, bedenin ölmesiyle hemen cennete veya
cehenneme gittiğini söylüyor. İnsanların ölümsüz ruha sahip olmadığını öğrendik. Sadece
Tanrı’nın ölümsüzlük özelliği vardır.

Peki, ne fark eder? Eğer ölüler gerçekten ölüyse, cennette Tanrı’nın önünde duruyor olsalar ya da
bize bakıyor olsalar ne önemi var? Büyük önemi var çünkü Şeytan, dünyayı yoldan saptırmak
için bu yolu kullanacak. Gerçeğe inanmazsak kendimizi Şeytan’ın aldatmalarına açık halde
bırakırız.

Scroll to Top