34. TAPINAK NEDİR?

34_tapınak_nedir.pdf |
Geçen sefer 2300 yıl süren peygamberlik sözünün gerçekleşmesinde, İsa’yı bekleyenler için bir gecikmenin olduğunu gördük. Matta 25’teki 10 bakire benzetmesinde güvey beklendiği zaman gelmedi.
Matta 25:5 Güvey gecikince hepsini uyku bastı, dalıp uyudular.
Habakkuk 2:1-4 Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, bakayım RAB bana ne diyecek, yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim. 2 Şöyle yanıtladı RAB: “Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun. 3 Bu olayların zamanı gelmedi henüz. Sonun belirtileridir bunlar ve yalan değildir. Gecikiyormuş gibi görünse de bekle olacakları, kesinlikle olacak, gecikmeyecek. 4 Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.”
William Miller ilk olarak İsa’nın “yaklaşık” 1843 yılında geleceğini vaaz ediyordu. Dostları onu daha kesin bir tarih koyması için her zaman sıkıştırıyordu. Yahudi takvimini inceledikten sonra Miller, İsa’nın 21 Mart 1843 ve 21 Mart 1844 arasında geleceğini vaaz etti. Belki bu tarihler size garip geliyor fakat şunu hatırlamamız lazım: Yahudi takvimi, ay takvimiydi. Biz şu an bir Roma takvimi olan Gregorian takvimini kullanıyoruz. Yahudi takviminde yıl başı ocak ayında başlamaz.
1842 yılında Charles Fitch, geçen sefer gösterdiğim bu tabloyu ilan etti.
Tablo, insanları İsa’nın gelişine dair çok etkiledi, çok başarılıydı. Bazılarınız, tabloda, İsa’nın gelişi için 1844 yerine 1843 yılının yazıldığını fark ettiniz ve soru sordunuz. 2300 sene süresi 1844’te sona ermiyor mu? İyi bir soru. Genelde vaaz zamanımız kısıtlı olduğu için bütün ayrıntıları paylaşamıyoruz. Kısacası, Miller ve dostları, 2300 sene süresinin bitim zamanını hemen doğru hesaplayamadılar. Bir süre gerekiyordu. İmanlılar, Kutsal Yazılar’ı inceliyorlardı fakat bir çırpıda hepsini doğru anlayamadılar. Miller hareketinin, yani Advent hareketinin tarihini ve yaşadıkları anlayış sürecini anlatmak genelde bir vaazın kapsamı dışında kalıyor. Fakat sorulduğu için bu konu üzerinde biraz durmaya karar verdik, yoksa bazı insanlar şüphe içinde kalabilir.
Fitch ve başkaları, 2300 yıl süren peygamberlik sözünün 1843 yılında sona erdiğini düşündüler. Yaptığı tabloda 4 yolla bu tarihi hesaplamışlardı. Zamanımız az olduğu için 4 yoldan sadece birini göstereceğim.
2300 yıl süren peygamberlik zamanı, Yeruşalim’in yeniden kurulmasını emreden fermanla başladı. Bu ferman, M.Ö. 457 yılında çıktı. 2300 seneden çıkar 457 sene ne yapar? 1843. Fakat bu hatalıdır çünkü “sıfır” sene yok. Ne demek istiyorum? Bir slaydım var.
Gördüğünüz gibi oranlı sayılar ve tarihler farklı şekilde çizilip hesaplanıyorlar. Bu bir hataydı.
Tabii ki, 1843’ün yazında Fitch’in tablosu kullanılmadı. O zamanda Samuel Snow adında bir adam, Yahudi takvimini inceleyerek, 2300 sene süresinin 22 Ekim 1844’te sonlandığını hesapladı. Geri kalan imanlıların harareti yükseldi ve büyük bir güçle “İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!” diye herkese seslendiler. Bu son harekete yedinci ay hareketi denildi.
22 Ekim 1844’te İsa bu dünyaya gelmedi. İmanlılar, Kutsal Ruh’un, Advent hareketinin içinde olduğunu anladılar fakat bu işin bir yerinde bir hata vardı ve bunu bulmalıydılar. Tekrar aramaya başladılar. Hata neydi? Daniel 9’daki peygamberlik çok güçlü bir şekilde yıl-gün ilkesini örneklemişti.
Daniel 9:24-27 Günahı bitirmek, ve suçları sona erdirmek, ve fesat için kefaret etmek, ve ebedi salahı içeri getirmek, ve rüyeti ve peygamberliği mühürlemek, ve mukaddesler mukaddesini meshetmek için kendi kavmın üzerine, ve senin mukaddes şehrin üzerine 70 hafta hükmolundu. 25 Ve bilip anla ki, Yeruşalimi eski haline koymak ve bina etmek için emrin çıkmasından mesholunan hükümdara kadar yedi hafta, ve altmış iki hafta olacak; o yine sokakla ve hendekle yapılacak, bu da sıkıntı vakitlerinde olacak. 26Ve bu altmış iki haftadan sonra mesholunan kesilip atılacak, ve bir şeyi olmıyacak; ve gelecek hükümdarın kavmı şehri ve makdisi harap edecek; ve onun sonu tufanla olacak, ve ta sona kadar cenk olacak; harabiyetler takdir olunmuştur. 27Ve çoğu ile bir haftalık kuvvetli ahit kesecek; ve haftanın ortasında kurbanla takdimeyi durduracak; ve mekruh şeylerin kanadı üzerinde harap eden biri gelecek; ve tam sona kadar, bu da hükmolunmuştur, viranenin üzerine öfke dökülecektir.
Bu peygamberlik sözü 2300 senelik peygamberlik sözüne bağlıdır. Ondan kesildi.
İsa, M.S. 27 yılında Mesih olarak çıktı. Mesih günahlarımız için M.S. 31 yılında, tam vaktinde çarmıhta kesilip atılmıştı ve bir şeyi yoktu. M.S. 34 yılında İstefanos’un taşlanmasıyla, müjde, Yahudi olmayanlara gitti. Sonra M.S. 70 yılında Yeruşalim yıkılmıştı. Miller ve takipçileri, her şeyin gerçekleştiğini tespit etmişlerdi, ama hata neredeydi? Bugün, bunun üzerinde konuşacağız.
Miller hareketinin özünde şu ayet var:
Daniel 8:14 Kutsal varlık bana, “2 300 akşam, sabah olacak, sonra kutsal yer yeniden düzene konulacak” dedi.
Peki, kutsal yer nedir? Daha önce söylediğimiz gibi “kutsal yer” olarak çevrilen söz, İbranicede kodeş kelimesidir. Kutsal Kitap’ta sıklıkla tapınağın tümünü veya tapınağın ilk ve ikinci bölümünü kasteder. Tapınak nedir?
Miller ve dostları, o zamanda rağbet gören fikre göre, tapınağın ya yeryüzü ya da yeryüzün bir parçası olduğunu varsaydılar. Tapınağın yeniden düzene konulmasının, İsa gelince, yeryüzünün ateşle temizlenmesi olduğunu düşündüler. Böylece İsa’nın 1844’te gelmesini beklediler.
İsa gelmediği zaman tekrar Kutsal Kitap’a başvurdular ve Kutsal Kitap’ın, tapınağın ne olduğu konusunda bol bol bilgi verdiğini anladılar.
İbraniler 9:1-5 İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı. 2 Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu. 3 İkinci perdenin arkasında En Kutsal Yer denen bir bölme vardı. 4 Altın buhur sunağıyla her yanı altınla kaplanmış Antlaşma Sandığı buradaydı. Sandığın içinde altından yapılmış man testisi, Harun'un filizlenmiş değneği ve antlaşma levhaları vardı. 5 Sandığın üstünde Bağışlanma Kapağı'nı gölgeleyen yüce Keruvlar dururdu. Ama şimdi bunların ayrıntılarına giremeyiz.
Pavlus’un burada anlattığı tapınak, Musa’nın, Rabb’in talimatlarına göre yaptığı tapınaktı.
Mısır’dan Çıkış 25:8 Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.
Bu tapınak, portatif tapınaktı. Sonra, İsrailliler, vaat edilen ülkeye yerleştikten sonra, ilk önce Süleyman’ın yaptırdığı tapınak vardı, sürgünden sonra başka bir tapınak yapıldı. Bunlar, bina halindeydiler.
Fakat Pavlus’un ayetlerinde “ilk antlaşmanın…tapınağı” sözü var. Peki, ikinci antlaşmanın, yani yeni ahidin tapınağı var mı? Var.
İbraniler 8:1-2 Söylediklerimizin özü şudur: Göklerde, Yüce Olan'ın tahtının sağında oturan, kutsal yerde, insanın değil, Rab'bin kurduğu asıl tapınma çadırında görev yapan böyle bir başkâhinimiz vardır.
İlk tapınak, insan tarafından, yani Musa tarafından yapıldı. Yeni Ahit’ini tapınağı Rabb’in kurduğu tapınak var. Bu göklerdeki tapınak, Musa’nın yaptığı tapınağın aslıdır. Yani, Musa, tapınağı, göklerdeki tapınağın düzenine göre yaptı. Rab Musa’ya şöyle söyledi:
Mısır’dan Çıkış 25:9 “Konutu ve eşyalarını sana göstereceğim örneğe tıpatıp uygun yapın.”
Mısır’dan Çıkış 25:40 “Her şeyi sana dağda gösterilen örneğe göre yapmaya dikkat et.”
Musa’nın yaptığı tapınak ve kurban sistemi, kurtuluş planının örnekleriydiler. Asıl kurtuluş planı, İsa bu dünyadayken ve şimdi, göklerdeki tapınakta gerçekleştiriyor.
İbraniler 9:9 Bu, şimdiki çağ için bir örnektir; sunulan kurbanlarla sunuların tapınan kişinin vicdanını yetkinleştiremediğini gösteriyor.
İbraniler 8:5 Bunlar göktekinin örneği ve gölgesi olan tapınakta hizmet ediyorlar. Nitekim Musa tapınma çadırını kurmak üzereyken Tanrı tarafından şöyle uyarıldı: “Her şeyi sana dağda gösterilen örneğe göre yapmaya dikkat et.”
İbraniler 9:23-24 Böylelikle aslı göklerde olan örneklerin bu kurbanlarla, ama gökteki asıllarının bunlardan daha iyi kurbanlarla temiz kılınması gerekti. 24 Çünkü Mesih, asıl kutsal yerin örneği olup insan eliyle yapılan kutsal yere değil, ama şimdi bizim için Tanrı'nın önünde görünmek üzere asıl göğe girdi.
Zamanımız bitiyor. Gelecek sefer biz bu konuya daha ayrıntılı bir şekilde gireceğiz. Şimdilik ne öğrendik? Miller ve dostları, Kutsal Kitap’tan değil, popüler bir teoriye katıldıkları için Kutsal Kitap’ı yanlış anladılar. İsa, 1844 yılında bu dünyayı gelmeyecekti. İsa, göklerdeki tapınağı düzene koymaya başladı. Bu olay, o kadar önemli ki, Rab, herkesin ona dikkatlerini çekmek için büyük bir uyanış hareketini yönlendirdi. Miller ve dostları peygamberlik sözünü gerçekleştirdiler. 2300 sene peygamberlik sözünün sona ermesini, doğru bir şekilde ilan ettiler. Zaman doğruydu. Olay yanlıştı. Ne var ki, Allah’ın ön bildiren sözü gerçekleşti.
Miller ve dostları büyük hayal kırıklığına uğradılar. Fakat Rab onları geniş Kutsal Kitap’la ilgili bilgiyle bereketlemek üzereydi.
Ya siz? İnancınızla ilgili bir başkası size cevaplayamadığınız bir soru sorarsa hemen kırılıp imanınızdan vazgeçecek misiniz? Yağsız kandilli bir bakire misiniz? Yoksa imanınız sağlam bir şekilde Kutsal Kitap’ın üzerinde mi inşaa edilmiştir? Kandiliniz yağlı olsun, yani Kutsal Ruh içinizde yaşasın.
Belki başka bir konuda hayal kırıklığına uğradınız. Belki biriyle evlenmek istediniz ve ümitleriniz boşa çıktı. Belki Rab beklentilerinizi istediğiniz gibi gerçekleştirmedi ve siz Rab’den uzaklaştınız. Rabb’e dönün, vazgeçmeyin. Rab, Miller ve dostlarını büyük hayal kırıklığından geçirip onları nasıl daha iyi bir konuma getirdiyse, sizin hayatınızda da özel bir şey yapabilir. Sonu ta başlangıçtan görebilen Rab, kendi planınızdan daha iyi şeyler yapabilir. Fakat bazen hayal kırıklığından önceden geçeceksiniz. Kırılmayın. Yağsız bir bakire gibi olmayın. Rabb’e güvenin, o sizin yolunuzu düze çıkar.
Matta 25:5 Güvey gecikince hepsini uyku bastı, dalıp uyudular.
Habakkuk 2:1-4 Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, bakayım RAB bana ne diyecek, yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim. 2 Şöyle yanıtladı RAB: “Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun. 3 Bu olayların zamanı gelmedi henüz. Sonun belirtileridir bunlar ve yalan değildir. Gecikiyormuş gibi görünse de bekle olacakları, kesinlikle olacak, gecikmeyecek. 4 Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.”
William Miller ilk olarak İsa’nın “yaklaşık” 1843 yılında geleceğini vaaz ediyordu. Dostları onu daha kesin bir tarih koyması için her zaman sıkıştırıyordu. Yahudi takvimini inceledikten sonra Miller, İsa’nın 21 Mart 1843 ve 21 Mart 1844 arasında geleceğini vaaz etti. Belki bu tarihler size garip geliyor fakat şunu hatırlamamız lazım: Yahudi takvimi, ay takvimiydi. Biz şu an bir Roma takvimi olan Gregorian takvimini kullanıyoruz. Yahudi takviminde yıl başı ocak ayında başlamaz.
1842 yılında Charles Fitch, geçen sefer gösterdiğim bu tabloyu ilan etti.
Tablo, insanları İsa’nın gelişine dair çok etkiledi, çok başarılıydı. Bazılarınız, tabloda, İsa’nın gelişi için 1844 yerine 1843 yılının yazıldığını fark ettiniz ve soru sordunuz. 2300 sene süresi 1844’te sona ermiyor mu? İyi bir soru. Genelde vaaz zamanımız kısıtlı olduğu için bütün ayrıntıları paylaşamıyoruz. Kısacası, Miller ve dostları, 2300 sene süresinin bitim zamanını hemen doğru hesaplayamadılar. Bir süre gerekiyordu. İmanlılar, Kutsal Yazılar’ı inceliyorlardı fakat bir çırpıda hepsini doğru anlayamadılar. Miller hareketinin, yani Advent hareketinin tarihini ve yaşadıkları anlayış sürecini anlatmak genelde bir vaazın kapsamı dışında kalıyor. Fakat sorulduğu için bu konu üzerinde biraz durmaya karar verdik, yoksa bazı insanlar şüphe içinde kalabilir.
Fitch ve başkaları, 2300 yıl süren peygamberlik sözünün 1843 yılında sona erdiğini düşündüler. Yaptığı tabloda 4 yolla bu tarihi hesaplamışlardı. Zamanımız az olduğu için 4 yoldan sadece birini göstereceğim.
2300 yıl süren peygamberlik zamanı, Yeruşalim’in yeniden kurulmasını emreden fermanla başladı. Bu ferman, M.Ö. 457 yılında çıktı. 2300 seneden çıkar 457 sene ne yapar? 1843. Fakat bu hatalıdır çünkü “sıfır” sene yok. Ne demek istiyorum? Bir slaydım var.
Gördüğünüz gibi oranlı sayılar ve tarihler farklı şekilde çizilip hesaplanıyorlar. Bu bir hataydı.
Tabii ki, 1843’ün yazında Fitch’in tablosu kullanılmadı. O zamanda Samuel Snow adında bir adam, Yahudi takvimini inceleyerek, 2300 sene süresinin 22 Ekim 1844’te sonlandığını hesapladı. Geri kalan imanlıların harareti yükseldi ve büyük bir güçle “İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!” diye herkese seslendiler. Bu son harekete yedinci ay hareketi denildi.
22 Ekim 1844’te İsa bu dünyaya gelmedi. İmanlılar, Kutsal Ruh’un, Advent hareketinin içinde olduğunu anladılar fakat bu işin bir yerinde bir hata vardı ve bunu bulmalıydılar. Tekrar aramaya başladılar. Hata neydi? Daniel 9’daki peygamberlik çok güçlü bir şekilde yıl-gün ilkesini örneklemişti.
Daniel 9:24-27 Günahı bitirmek, ve suçları sona erdirmek, ve fesat için kefaret etmek, ve ebedi salahı içeri getirmek, ve rüyeti ve peygamberliği mühürlemek, ve mukaddesler mukaddesini meshetmek için kendi kavmın üzerine, ve senin mukaddes şehrin üzerine 70 hafta hükmolundu. 25 Ve bilip anla ki, Yeruşalimi eski haline koymak ve bina etmek için emrin çıkmasından mesholunan hükümdara kadar yedi hafta, ve altmış iki hafta olacak; o yine sokakla ve hendekle yapılacak, bu da sıkıntı vakitlerinde olacak. 26Ve bu altmış iki haftadan sonra mesholunan kesilip atılacak, ve bir şeyi olmıyacak; ve gelecek hükümdarın kavmı şehri ve makdisi harap edecek; ve onun sonu tufanla olacak, ve ta sona kadar cenk olacak; harabiyetler takdir olunmuştur. 27Ve çoğu ile bir haftalık kuvvetli ahit kesecek; ve haftanın ortasında kurbanla takdimeyi durduracak; ve mekruh şeylerin kanadı üzerinde harap eden biri gelecek; ve tam sona kadar, bu da hükmolunmuştur, viranenin üzerine öfke dökülecektir.
Bu peygamberlik sözü 2300 senelik peygamberlik sözüne bağlıdır. Ondan kesildi.
İsa, M.S. 27 yılında Mesih olarak çıktı. Mesih günahlarımız için M.S. 31 yılında, tam vaktinde çarmıhta kesilip atılmıştı ve bir şeyi yoktu. M.S. 34 yılında İstefanos’un taşlanmasıyla, müjde, Yahudi olmayanlara gitti. Sonra M.S. 70 yılında Yeruşalim yıkılmıştı. Miller ve takipçileri, her şeyin gerçekleştiğini tespit etmişlerdi, ama hata neredeydi? Bugün, bunun üzerinde konuşacağız.
Miller hareketinin özünde şu ayet var:
Daniel 8:14 Kutsal varlık bana, “2 300 akşam, sabah olacak, sonra kutsal yer yeniden düzene konulacak” dedi.
Peki, kutsal yer nedir? Daha önce söylediğimiz gibi “kutsal yer” olarak çevrilen söz, İbranicede kodeş kelimesidir. Kutsal Kitap’ta sıklıkla tapınağın tümünü veya tapınağın ilk ve ikinci bölümünü kasteder. Tapınak nedir?
Miller ve dostları, o zamanda rağbet gören fikre göre, tapınağın ya yeryüzü ya da yeryüzün bir parçası olduğunu varsaydılar. Tapınağın yeniden düzene konulmasının, İsa gelince, yeryüzünün ateşle temizlenmesi olduğunu düşündüler. Böylece İsa’nın 1844’te gelmesini beklediler.
İsa gelmediği zaman tekrar Kutsal Kitap’a başvurdular ve Kutsal Kitap’ın, tapınağın ne olduğu konusunda bol bol bilgi verdiğini anladılar.
İbraniler 9:1-5 İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı. 2 Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu. 3 İkinci perdenin arkasında En Kutsal Yer denen bir bölme vardı. 4 Altın buhur sunağıyla her yanı altınla kaplanmış Antlaşma Sandığı buradaydı. Sandığın içinde altından yapılmış man testisi, Harun'un filizlenmiş değneği ve antlaşma levhaları vardı. 5 Sandığın üstünde Bağışlanma Kapağı'nı gölgeleyen yüce Keruvlar dururdu. Ama şimdi bunların ayrıntılarına giremeyiz.
Pavlus’un burada anlattığı tapınak, Musa’nın, Rabb’in talimatlarına göre yaptığı tapınaktı.
Mısır’dan Çıkış 25:8 Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.
Bu tapınak, portatif tapınaktı. Sonra, İsrailliler, vaat edilen ülkeye yerleştikten sonra, ilk önce Süleyman’ın yaptırdığı tapınak vardı, sürgünden sonra başka bir tapınak yapıldı. Bunlar, bina halindeydiler.
Fakat Pavlus’un ayetlerinde “ilk antlaşmanın…tapınağı” sözü var. Peki, ikinci antlaşmanın, yani yeni ahidin tapınağı var mı? Var.
İbraniler 8:1-2 Söylediklerimizin özü şudur: Göklerde, Yüce Olan'ın tahtının sağında oturan, kutsal yerde, insanın değil, Rab'bin kurduğu asıl tapınma çadırında görev yapan böyle bir başkâhinimiz vardır.
İlk tapınak, insan tarafından, yani Musa tarafından yapıldı. Yeni Ahit’ini tapınağı Rabb’in kurduğu tapınak var. Bu göklerdeki tapınak, Musa’nın yaptığı tapınağın aslıdır. Yani, Musa, tapınağı, göklerdeki tapınağın düzenine göre yaptı. Rab Musa’ya şöyle söyledi:
Mısır’dan Çıkış 25:9 “Konutu ve eşyalarını sana göstereceğim örneğe tıpatıp uygun yapın.”
Mısır’dan Çıkış 25:40 “Her şeyi sana dağda gösterilen örneğe göre yapmaya dikkat et.”
Musa’nın yaptığı tapınak ve kurban sistemi, kurtuluş planının örnekleriydiler. Asıl kurtuluş planı, İsa bu dünyadayken ve şimdi, göklerdeki tapınakta gerçekleştiriyor.
İbraniler 9:9 Bu, şimdiki çağ için bir örnektir; sunulan kurbanlarla sunuların tapınan kişinin vicdanını yetkinleştiremediğini gösteriyor.
İbraniler 8:5 Bunlar göktekinin örneği ve gölgesi olan tapınakta hizmet ediyorlar. Nitekim Musa tapınma çadırını kurmak üzereyken Tanrı tarafından şöyle uyarıldı: “Her şeyi sana dağda gösterilen örneğe göre yapmaya dikkat et.”
İbraniler 9:23-24 Böylelikle aslı göklerde olan örneklerin bu kurbanlarla, ama gökteki asıllarının bunlardan daha iyi kurbanlarla temiz kılınması gerekti. 24 Çünkü Mesih, asıl kutsal yerin örneği olup insan eliyle yapılan kutsal yere değil, ama şimdi bizim için Tanrı'nın önünde görünmek üzere asıl göğe girdi.
Zamanımız bitiyor. Gelecek sefer biz bu konuya daha ayrıntılı bir şekilde gireceğiz. Şimdilik ne öğrendik? Miller ve dostları, Kutsal Kitap’tan değil, popüler bir teoriye katıldıkları için Kutsal Kitap’ı yanlış anladılar. İsa, 1844 yılında bu dünyayı gelmeyecekti. İsa, göklerdeki tapınağı düzene koymaya başladı. Bu olay, o kadar önemli ki, Rab, herkesin ona dikkatlerini çekmek için büyük bir uyanış hareketini yönlendirdi. Miller ve dostları peygamberlik sözünü gerçekleştirdiler. 2300 sene peygamberlik sözünün sona ermesini, doğru bir şekilde ilan ettiler. Zaman doğruydu. Olay yanlıştı. Ne var ki, Allah’ın ön bildiren sözü gerçekleşti.
Miller ve dostları büyük hayal kırıklığına uğradılar. Fakat Rab onları geniş Kutsal Kitap’la ilgili bilgiyle bereketlemek üzereydi.
Ya siz? İnancınızla ilgili bir başkası size cevaplayamadığınız bir soru sorarsa hemen kırılıp imanınızdan vazgeçecek misiniz? Yağsız kandilli bir bakire misiniz? Yoksa imanınız sağlam bir şekilde Kutsal Kitap’ın üzerinde mi inşaa edilmiştir? Kandiliniz yağlı olsun, yani Kutsal Ruh içinizde yaşasın.
Belki başka bir konuda hayal kırıklığına uğradınız. Belki biriyle evlenmek istediniz ve ümitleriniz boşa çıktı. Belki Rab beklentilerinizi istediğiniz gibi gerçekleştirmedi ve siz Rab’den uzaklaştınız. Rabb’e dönün, vazgeçmeyin. Rab, Miller ve dostlarını büyük hayal kırıklığından geçirip onları nasıl daha iyi bir konuma getirdiyse, sizin hayatınızda da özel bir şey yapabilir. Sonu ta başlangıçtan görebilen Rab, kendi planınızdan daha iyi şeyler yapabilir. Fakat bazen hayal kırıklığından önceden geçeceksiniz. Kırılmayın. Yağsız bir bakire gibi olmayın. Rabb’e güvenin, o sizin yolunuzu düze çıkar.