“... ve Rabbim Ayşe teyzeyi ve Mehmet amcayı bereketle. Şu Mehmet amcam! Ne müthiş bir adam. Son zamanlarda bayağı kilo verdi. Ayşe teyzem onun yanında iki kat yaşlı gözüküyor.
“Evet Rabbim, Mehmet amcayı ve çocuklarımı Temel Beceri testini geçmeleri için bereketle. Bu saçma testleri neden yaparlar bilmem. Müzik dehalarını veya başka şeyleri test etmezler … her neyse açlıktan öleceğim. Sakladığım o kaymaklı bisküvilerden birkaç tane yemem lazım… Rab çocuklarımı bereketle. Evet, daha önce de söylediğim gibi … bereketle. Şey, seni seviyorum Rabbim, Amin.” ZZZZZZZzzzzzz…
Uykuya Dalmak
Yıllar boyunca yatakta yatarak dua etmiştim. Nerede olursam olayım, Allah’ın beni duyacağını biliyordum. Dizlerimin üzerine çökmek sorunda değildim. Sorun şu ki, yatakta yatarken kısa zamanda dikkatim dağılıyor ve hemen uykuya dalıyordum.
Böylece, Rab’be en etkili şekilde O’na ibadet etmeyi öğretmesini rica ettim. Yıllar geçti ve O bana birçok şey öğretti.
Şimdi, sadece günlük streslerimin ortasında dua etmekle kalmayıp, aynı zamanda beni bedensel, zihinsel ve ruhsal olarak Mesih’e götüren bir tarzda konuşmayı da öğrendim. Dua zamanım daha uzadı, daha yoğun, duygusal ve doyurucu bir hale geldi. Umarım benim tecrübelerim, dua yaşamınızın daha canlı ve doyurucu olması bakımından sizlere bir fikir verir.
Allah’ın Huzurunda Diz Çökmek
Her gün bedensel ve ruhsal olarak ibadet etmek için kendime birkaç dakika ayırırım. Birçok imanlının fiziksel olarak kendilerini sergilemekten utandıklarını biliyorum, hatta Kutsal Kitap bile ibadeti bir şov haline getiren vergi tahsildarından utançla bahsetmektedir. Matta 6:6, gizlice yapılan duayı göksel Babanız’ın açıkça ödüllendireceğini söyler, o halde dramatik bir gösteriyi önermiyorum. Sadece dikkatinizin dağılmasını önlemek için kendinize evde sakince bir yer bulun ve birkaç dakika diz çökerek dua edin.
Günümüzde diz çökmek, modası geçmiş olarak algılanır ve birçok insan bunun gerekli olduğunu düşünmez. Fakat bu davranışın, benim ibadet yaşamımı ne kadar çok geliştirdiğini tahmin bile edemezsiniz.
Daniel peygamber, penceresinin önünde günde üç kez diz çökmüştü. Davut ise dua etmek için hem diz çökmüş, hem de secdeyle yere kapanmıştı.
Kutsal Kitap diz çökerek dua etmeye dair birçok örnekler içermektedir ve ben inanıyorum ki, bu şekilde ibadet etmek için her gün kendine zaman ayırmanın önemli sebepleri vardır.
Daha Fazlası Var
Günlük kişisel ibadetime, beni büyük ölçüde bereketlemeye devam eden başka şeyler de ekledim.
Ne kadar azimli ve samimi de olsan, yorgunken yaptığın ibadet sana en etkili ibadet yaşamını sağlamaz. Gecenin yarısında yarı uykuluyken telefon geldiğinde, uyanarak konuşmaya çalışmanın nasıl bir şey olduğunu düşün. İşte seninle Rab ile de böyledir. Gün içerisinde en yoğun olduğun bir anda, zaman bularak birkaç dakikanı ibadete ayırman gerekir. Bu, akşam saatinde çocuklar henüz yatağa gitmeden önce oyun oynadıkları bir zamanda olabilir ya da öğle yemeğinde özel bir yer bulabilmişsen. Eğer benim gibi çok erken kalkan biriysen, en iyi zaman güneşin doğuşuyladır. Ne zaman olursa olsun, en uyanık olduğun ve senin için en uygun olan bir zamanda, beş on dakikanı aktif ibadete ver.
Allah için bir Ezgi
İbadetime bir övgü ilahisiyle başlarım. Sabahları ibadete başladığımdan beri, “Kutsal, kutsal, kutsal, Rab Allah heybetli. Sonsuzlarca yükseltiriz Sana ilahi” ezgisini söylemeye bayılırım. Fakat herhangi bir övgü ilahisi de kalbini ve zihnini Allah’a ve O’nun bereketlerine odaklamaya yardımcı olabilir. Başkalarını rahatsız etmekten çekinerek, fısıltıyla söylesen bile, bir ilahiyle açılış yapmak, güne ve ibadete başlamak için en iyi yoldur. Sözleri söylemekte zorlanmayayım diye Kutsal Kitap’ımın yanında hep bir ilahi kitabı bulundururum. Birçok kez, ilahimi duyduğunda eşim de yanıma gelir ve ibadetimde bana eşlik eder.
İlahi söylerken veya dua ederken çoğunlukla ellerimi göğe kaldırırım.1 Neden böyle yaptığımı veya bunun benim için anlamını çok zor açıklayabilirim ama sesini olduğu kadar ellerini de göğe kaldırman, enerji verici olabilir. Başka birisinin yanında yapmaya çekindiğimden, bunu sadece yalnızken yaparım, ancak özel ibadetlerinde bunu denemeni özellikle tavsiye ederim. Samimiyet ve saygıyla yapılan yeni bir ibadet eylemi, seni sevgili Tanrın ile yepyeni ve heyecan verici bir iletişim seviyesine getirir.
Çekinmeden konuş
Duama sesli bir şekilde başlarım. Dualarımı odaklar. Pavlus, “İsa’nın Rab olduğunu ağzınla açıkça söylersen … kurtulacaksın,”2 diye yazmıştı Roma’daki imanlılara. Sen de her gün Mesih’e olan imanını sesli olarak ifade edersen, muazzam bir bereket elde edeceksin.
Bazı insanlar, Şeytan’a özel düşüncelerime erişme şansı verebilir diye, beni sesli olarak dua etmemem için uyardılar. Fakat onlara şöyle dedim, “Sizde olan, dünyadakinden üstündür”3 Fakat halâ Şeytan’dan endişe ediyorsanız, sadece Rab’bin ismini sesli olarak dua ederken, duanın geri kalanını sessizce yapın.
Allah’ın halkına acılar verdiğinde, onların her gün görünür ve duyulur bir şekilde ibadetlerini yaparak karşılık vermesi, Şeytan’ı çılgına çevirir. Sevgisinin göstergesi olarak bizler için ölen Rab’be diz çökerek saygıda bulunmaktan daha iyi sevgimizi ve şükranımızı nasıl gösterebiliriz!
1 “Her yerde [insanların] pak eller yükselterek dua etmelerini isterim” (1. Tim. 2:8).
2 Rom. 10:9.
3 1. Yuhanna 4:4.
“Evet Rabbim, Mehmet amcayı ve çocuklarımı Temel Beceri testini geçmeleri için bereketle. Bu saçma testleri neden yaparlar bilmem. Müzik dehalarını veya başka şeyleri test etmezler … her neyse açlıktan öleceğim. Sakladığım o kaymaklı bisküvilerden birkaç tane yemem lazım… Rab çocuklarımı bereketle. Evet, daha önce de söylediğim gibi … bereketle. Şey, seni seviyorum Rabbim, Amin.” ZZZZZZZzzzzzz…
Uykuya Dalmak
Yıllar boyunca yatakta yatarak dua etmiştim. Nerede olursam olayım, Allah’ın beni duyacağını biliyordum. Dizlerimin üzerine çökmek sorunda değildim. Sorun şu ki, yatakta yatarken kısa zamanda dikkatim dağılıyor ve hemen uykuya dalıyordum.
Böylece, Rab’be en etkili şekilde O’na ibadet etmeyi öğretmesini rica ettim. Yıllar geçti ve O bana birçok şey öğretti.
Şimdi, sadece günlük streslerimin ortasında dua etmekle kalmayıp, aynı zamanda beni bedensel, zihinsel ve ruhsal olarak Mesih’e götüren bir tarzda konuşmayı da öğrendim. Dua zamanım daha uzadı, daha yoğun, duygusal ve doyurucu bir hale geldi. Umarım benim tecrübelerim, dua yaşamınızın daha canlı ve doyurucu olması bakımından sizlere bir fikir verir.
Allah’ın Huzurunda Diz Çökmek
Her gün bedensel ve ruhsal olarak ibadet etmek için kendime birkaç dakika ayırırım. Birçok imanlının fiziksel olarak kendilerini sergilemekten utandıklarını biliyorum, hatta Kutsal Kitap bile ibadeti bir şov haline getiren vergi tahsildarından utançla bahsetmektedir. Matta 6:6, gizlice yapılan duayı göksel Babanız’ın açıkça ödüllendireceğini söyler, o halde dramatik bir gösteriyi önermiyorum. Sadece dikkatinizin dağılmasını önlemek için kendinize evde sakince bir yer bulun ve birkaç dakika diz çökerek dua edin.
Günümüzde diz çökmek, modası geçmiş olarak algılanır ve birçok insan bunun gerekli olduğunu düşünmez. Fakat bu davranışın, benim ibadet yaşamımı ne kadar çok geliştirdiğini tahmin bile edemezsiniz.
Daniel peygamber, penceresinin önünde günde üç kez diz çökmüştü. Davut ise dua etmek için hem diz çökmüş, hem de secdeyle yere kapanmıştı.
Kutsal Kitap diz çökerek dua etmeye dair birçok örnekler içermektedir ve ben inanıyorum ki, bu şekilde ibadet etmek için her gün kendine zaman ayırmanın önemli sebepleri vardır.
- Tüm mevcudiyetini Rab’be ada. Diz çökme davranışı, zihnini odaklamaya yardımcı olur.
- Eğer çocukların ve eşin seni diz çökmüş olarak dua ederken yakalarsa, bu gerçekten onlara bir ilham ve tanıklık kaynağı olabilir.
- Tüm evrene, senin gökyüzünün ve yeryüzünün Tanrısı’na ibadet ettiğini gösterir. Bu eylemle, tüm evrene Allah’a itaat ettiğine dair tanıklık etmiş olursun.
Daha Fazlası Var
Günlük kişisel ibadetime, beni büyük ölçüde bereketlemeye devam eden başka şeyler de ekledim.
Ne kadar azimli ve samimi de olsan, yorgunken yaptığın ibadet sana en etkili ibadet yaşamını sağlamaz. Gecenin yarısında yarı uykuluyken telefon geldiğinde, uyanarak konuşmaya çalışmanın nasıl bir şey olduğunu düşün. İşte seninle Rab ile de böyledir. Gün içerisinde en yoğun olduğun bir anda, zaman bularak birkaç dakikanı ibadete ayırman gerekir. Bu, akşam saatinde çocuklar henüz yatağa gitmeden önce oyun oynadıkları bir zamanda olabilir ya da öğle yemeğinde özel bir yer bulabilmişsen. Eğer benim gibi çok erken kalkan biriysen, en iyi zaman güneşin doğuşuyladır. Ne zaman olursa olsun, en uyanık olduğun ve senin için en uygun olan bir zamanda, beş on dakikanı aktif ibadete ver.
Allah için bir Ezgi
İbadetime bir övgü ilahisiyle başlarım. Sabahları ibadete başladığımdan beri, “Kutsal, kutsal, kutsal, Rab Allah heybetli. Sonsuzlarca yükseltiriz Sana ilahi” ezgisini söylemeye bayılırım. Fakat herhangi bir övgü ilahisi de kalbini ve zihnini Allah’a ve O’nun bereketlerine odaklamaya yardımcı olabilir. Başkalarını rahatsız etmekten çekinerek, fısıltıyla söylesen bile, bir ilahiyle açılış yapmak, güne ve ibadete başlamak için en iyi yoldur. Sözleri söylemekte zorlanmayayım diye Kutsal Kitap’ımın yanında hep bir ilahi kitabı bulundururum. Birçok kez, ilahimi duyduğunda eşim de yanıma gelir ve ibadetimde bana eşlik eder.
İlahi söylerken veya dua ederken çoğunlukla ellerimi göğe kaldırırım.1 Neden böyle yaptığımı veya bunun benim için anlamını çok zor açıklayabilirim ama sesini olduğu kadar ellerini de göğe kaldırman, enerji verici olabilir. Başka birisinin yanında yapmaya çekindiğimden, bunu sadece yalnızken yaparım, ancak özel ibadetlerinde bunu denemeni özellikle tavsiye ederim. Samimiyet ve saygıyla yapılan yeni bir ibadet eylemi, seni sevgili Tanrın ile yepyeni ve heyecan verici bir iletişim seviyesine getirir.
Çekinmeden konuş
Duama sesli bir şekilde başlarım. Dualarımı odaklar. Pavlus, “İsa’nın Rab olduğunu ağzınla açıkça söylersen … kurtulacaksın,”2 diye yazmıştı Roma’daki imanlılara. Sen de her gün Mesih’e olan imanını sesli olarak ifade edersen, muazzam bir bereket elde edeceksin.
Bazı insanlar, Şeytan’a özel düşüncelerime erişme şansı verebilir diye, beni sesli olarak dua etmemem için uyardılar. Fakat onlara şöyle dedim, “Sizde olan, dünyadakinden üstündür”3 Fakat halâ Şeytan’dan endişe ediyorsanız, sadece Rab’bin ismini sesli olarak dua ederken, duanın geri kalanını sessizce yapın.
Allah’ın halkına acılar verdiğinde, onların her gün görünür ve duyulur bir şekilde ibadetlerini yaparak karşılık vermesi, Şeytan’ı çılgına çevirir. Sevgisinin göstergesi olarak bizler için ölen Rab’be diz çökerek saygıda bulunmaktan daha iyi sevgimizi ve şükranımızı nasıl gösterebiliriz!
1 “Her yerde [insanların] pak eller yükselterek dua etmelerini isterim” (1. Tim. 2:8).
2 Rom. 10:9.
3 1. Yuhanna 4:4.