Hiç hak etmeseler de, insanların başlarına korkunç şeylerin geldiği bir dünyada yaşıyoruz. 17 Ağustos 1999 tarihinde sabaha karşı insanlar evlerinde uyurken 7,5 şiddetinde meydana gelen Gölcük depremi, onbinlerce insanın ölümüne, yüzbinlerce insanın yaralanmasına, barınaksız, aç ve susuz kalmasına neden olmuştu. Evler ve sahip olunan şeyler bir anda enkaz yığınları altında yok olmuştu. Veya üzüntü, ani bir hastalık, bir kaza, bir boşanma, eşin veya çocuğun ölümü gibi “gündelik” bir biçimde ortaya çıkabilir. Sebep ne olursa olsun, incindiğimizde içgüdüsel olarak feryat ederiz. Bilmek isteriz, Neden? Neden ben? Allah üzüldüğümü biliyor mu ya da benim için kaygılanıyor mu?
Yeryüzündeyken İsa bile benzer bir sorunla karşılaşmıştı. Ölürken, “Tanrım, Tanrım” diye feryat etmişti, “beni neden terk ettin?” (Markos 15:34). O’nun son derece üzüntülü olduğunu Baba’sı biliyor muydu ve kaygılanıyor muydu? Kutsal Kitap, İsa’yı “acıları tanımış elemler adamı” (Yeşaya 53:3) olarak tarif eder.
Belki şu anda üzüntün sana çok ızdırap verdiğinden dolayı inanmakta zorlanabilirsin, fakat Allah bunların hepsini bilir. Ve O kaygı duyar. Çok uzaklardaymış gibi görünse bile, O çok yakındır. Bunun gerçek olduğunu biliyoruz, zira İsa şunu vaat etmişti, “İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim” (Matta 28:20). Üzüldüğünde, Allah seninle birliktedir. O, der ki, “Suların içinden geçerken seninle olacağım, ırmakların içinden geçerken su boyunu aşmayacak” (Yeşaya 43:2). En kötü dertlerinde ve acılarında Allah seninle beraberdir. Fakat eğer bu doğruysa, neden bu konuda bir şey yapmıyor? Neden acıları dindirmiyor? Her şeyden önce, O’nun bu konuda bir şey yapmadığını nasıl bilebilirsin? Eğer Allah müdahale etmeseydi, durumunun şimdikinden daha kötü bir hale gelmeyeceğinden nasıl emin olabilirsin? Kötülüğün gerçek olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Kutsal Kitap der ki, kötülük Allah’a karşı bir ölüm kalım mücadelesine giren Şeytan’ın çok açık bir ürünüdür. Fakat Kutsal Kitap’ta bu sözcüğün tasviri, bizlere Allah’ın bu kötülüğü engellediğini, onu daha kötüsünü yapmaktan alıkoyduğunu göstermektedir. Vahiy kitabı, dört meleğin yeryüzünün dört rüzgârını tuttuğunu ve göklerden bir meleğin “Bu rüzgârların dünyaya zarar vermesine izin vermeyin” diyerek onları zorladığını ifade etmektedir. Buradaki mesaj, Allah’ın Şeytan’ın bizlere zarar vermeyi arzu ettiği en kötü etkilerinden koruduğunu göstermektedir.
Yeryüzündeyken İsa bile benzer bir sorunla karşılaşmıştı. Ölürken, “Tanrım, Tanrım” diye feryat etmişti, “beni neden terk ettin?” (Markos 15:34). O’nun son derece üzüntülü olduğunu Baba’sı biliyor muydu ve kaygılanıyor muydu? Kutsal Kitap, İsa’yı “acıları tanımış elemler adamı” (Yeşaya 53:3) olarak tarif eder.
Belki şu anda üzüntün sana çok ızdırap verdiğinden dolayı inanmakta zorlanabilirsin, fakat Allah bunların hepsini bilir. Ve O kaygı duyar. Çok uzaklardaymış gibi görünse bile, O çok yakındır. Bunun gerçek olduğunu biliyoruz, zira İsa şunu vaat etmişti, “İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim” (Matta 28:20). Üzüldüğünde, Allah seninle birliktedir. O, der ki, “Suların içinden geçerken seninle olacağım, ırmakların içinden geçerken su boyunu aşmayacak” (Yeşaya 43:2). En kötü dertlerinde ve acılarında Allah seninle beraberdir. Fakat eğer bu doğruysa, neden bu konuda bir şey yapmıyor? Neden acıları dindirmiyor? Her şeyden önce, O’nun bu konuda bir şey yapmadığını nasıl bilebilirsin? Eğer Allah müdahale etmeseydi, durumunun şimdikinden daha kötü bir hale gelmeyeceğinden nasıl emin olabilirsin? Kötülüğün gerçek olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Kutsal Kitap der ki, kötülük Allah’a karşı bir ölüm kalım mücadelesine giren Şeytan’ın çok açık bir ürünüdür. Fakat Kutsal Kitap’ta bu sözcüğün tasviri, bizlere Allah’ın bu kötülüğü engellediğini, onu daha kötüsünü yapmaktan alıkoyduğunu göstermektedir. Vahiy kitabı, dört meleğin yeryüzünün dört rüzgârını tuttuğunu ve göklerden bir meleğin “Bu rüzgârların dünyaya zarar vermesine izin vermeyin” diyerek onları zorladığını ifade etmektedir. Buradaki mesaj, Allah’ın Şeytan’ın bizlere zarar vermeyi arzu ettiği en kötü etkilerinden koruduğunu göstermektedir.